Marmaris - Gezilecek Önemli Yerler - Turistik Tatil MerkezleriLoryma (Bozukkale) Bozburun yarımadasının güneybatı ucundaki Bozuk Koyu'nda kurulmuştu. Koya hakim oldukça geniş alana dağılmış kalıntılardan günümüze ulaşan en etkileyici yapı Burunbaşı üzerinde bulunan iyi korunmuş kaledir. Dokuz dikdörtgen kulesi vardı. Bugün kuzeydeki çıkma kule görülebilmektedir. Bozukkale limanı Mavi yolculuk tekneleri ve yatların önemli bir durak noktası. Gökova Körfezi'ndeki Sedir Adası antik Kedrai kenti ve ünlü Kleopatra Plajı ile tanınıyor. Kedrai bir Karia kentiydi, sonra Rodos'a bağlandı. Kedrai “sedirler” (sedir ağacı) anlamına geliyor. Rodos Karşıyakası'nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kedrai, surlarla kuşatılmıştı. Kule ve duvarları kıyıda izelenebilen kentin orta kesiminde Dor düzenindeki Apollon tapınağından bugüne ancak temelleri ulaşabilmiş. Agora, çeşitli yapı kalıntıları ve kent nekropolünün yanısıra, adanın doğu kesiminde ise yüzü kuzeye bakan ve oldukça iyi durumda tiyatrosu var. Bozburun Yarımadası'nın kuzeyindeki Selimiye koyunda (Kamışlı Koy) kurulmuştur. Kentte sur kalıntıları, kare planlı bir mezar anıtı yer alıyor Hydas'a 3 km . uzaklıkta, sahilde bir gözetleme burcu ve bu burç üzerinde birkaç mezar var. Marmaris-Datça yolunun 20. km .sinde güneye Bozburun yönüne dönüldüğünde Hisarönü köyüne 2 km. 1Antik ören yerine buradan 3 km yol ile gidilir. Erine'de, Roma dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır. Bu antik ören yerine ve Hisarlık Köyü yakınlarındaki kutsal yere Hisarönü ovasından bir saatlik tırmanışla ulaşılabilir. Tapınak bir platformun üzerinde yer alır. İ.Ö 4. yüzyıldan kalma Ion düzenindeki yapı ayrıca Dor öğeleri de taşımaktadır. Platform üzerinde tapınak temeli görülebilir. Platformu destekleyen göz alıcı duvarlar günümüze kadar varlığını sürdürebilmişlerdir. Güneydeki alanda yer alan yıkık tiyatro, tapınakla birlikte bölgede tanımlanabilen tek yapıdır. Söğüt köyünün 1 km güneybatısında, okulun biraz arkasındaki tepecik üzerinde Thyssanos yerleşimi kalıntıları vardır. Kazı yapılmamış antik yerleşimde kalıntılar birkaç duvar parçasından, temel izlerinden ve duvar kalıntılarından ibaret. Bir Karya kenti olan Phoenix'in kalıntıları Taşlıca'nın 4 km dışında, Köy ile antik yerleşim arasında, muhtemelen antik döneme ait patika yolda önce mezarlarla karşılaşılır.Taşlıca ile Asar tepenin aşağı yukarı ortalarında, çukurda kentin agorası, tepeye çıkarken oldukça iyi durumdaki bir yapı kalıntısı ve ardından kentin ana nekropolisi (mezarlar) görülür. Kentin akropolisi Asartepe'dedir. * Taşlıca´ya ilk yerleşenler, 1402 yılında Ankara savaşından sonra anlaşma gereği Timur´un bıraktığı moğollardır. Özgünlüklerini hala koruyabilmektedirler. Bybassos Bugünkü Orhaniye köyü kalıntıların bulunduğu tepenin yamacına kurulmuştur. Kentin sur kalıntıları orman içinde dağınık bir arazide görülebiliyor. Euthenna (Altınsivrisi/Karacasöğüt) Rodos kentciği. Bugüne ulaşan kalıntılar Karacasöğüt köyünün yaklaşık 2 km güneydoğusunda Altınsivrisi tepesinde kent nekropolisi, biraz yukarılarda çeşitli sur kalıntıları, kaya mezarları ve sarnıçlarla karşılaşılacaktır. Karacasöğüt yakınlarında bir başka antik kent daha var. Amnistos antik kenti kalıntıları köyün yakınındaki bir burun üzerinde. Kentten bugüne sur kalıntıları, deniz kıyısında eski liman duvarı ulaşmış. Şehir şimdi bulunduğu tepede ilk yerleşenleri olan Türkmen´ler tarafından, Bizans döneminde, Mermer-şehri ismiyle kurulmuştur. Menteseoğulları egemenliği döneminde altın çağını, uluslararası mermer ticareti sayesinde yaşayan bu limankenti Mermeris adını almıştır. Doğal felaketlerden, yağma ve talandan nasibi alarak yokolan, Fiskos´un eski çağlardaki rolünü Rodos´un fethine yani 1522 yılına kadar üstlenmiştir. "MERMERİS ismi, yunanca´ya Marmaras, italyanca´ya (latince´ye) Marmarice/Marmaris, ingilizce´ye Marmorice olarak, ilgi güncelliklerine göre çevrilmistir. Marmaris ismi, I. Dünya Savaşından sonraki İtalyan işgalinde yoğun olarak kullanılmış ve sonrasında Cumhuriyet dönemiyle birlikte resmiyet kazanmıştır. Bodrum´lu Herodot ve ünlü coğrafyacı Amasya´lı Strabo, Fiskos´tan antik dönemde, Efes ve Mylasa´nın Doğu Akdeniz'e açılan limanı olarak bahsederler. Her ikisinin yaşadıkları dönemlerde Marmaris´in yerleştiği tepe, ya denizin altında, yada bir adacık olsa gerek. Herodot´un Marmarisos ismi ile Marmaris´i kastetmesi olanaksız. Bir rivayete göre de Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptırdığı halen de Marmaris'de bulunan kaleyi Kanuni Sultan Süleyman'ın beğenmediği ve kalenin mimarını astırdığı için Marmaris isminin Mimaras'dan geldiği söylenmektedir. Aslında yapımı 1545 yılında tamamlanan kervansaray, bugünkü halinden çok daha büyük ve daha kapsamlı işlevi düşünülerek yapılmıştır. Daha yakın zamana kadar varolan hamamın dışında, "Han" işlevi gören ve varolan ikinci katı da değişik zamanlarda yıkılarak yokolmuştur. Şimdi adeti 7 olan küçük oda sayısı aslında konum olarak 8 dir. 8.si orantısız tarafta saklıdır. Bir de boğaza ve denize bakan odalarin 2 tanesi hala vardır, hemde çok iyi durumda ama saklıdır. Diğerleri çeşitli nedenlerden dolayı yokolmuştur. Pilavtepesi arkasından gelen, Karaağaca kadar giden eskiyolu Mermeris yarımadasına birleştirmek için beyaz kesme taştan yapılmış, şimdiki Kısayalı'yı tamamiyle kaplayan büyüklükte görkemli bir köprüymüş. Öyleki bir ucu Ilıca sırtlarında diğer ucu Eski cami civarında. Böyle bir köprünün varliğı 1801 yılında bir İngiliz, ressam Neele tarafından yapılan resimle belgelenmiştir. 1789 yılında yapımı bitirilen bu eser, 1800-1849 yılları arasında kenti ziyaret eden İngilizlerin de dikkatini çekmiş ki seyir defterlerine kalenin bakımsızlığına rağmen caminin mimarisini beğendiklerini not almışlar. Gerçekten çok görkemli bir mimari eser olduğu ve o caminin şimdiki eski camiyle aynı caminin olmadığının belirginliği bir İngiliz ressam Neele 1801 tarihli eserinde belgeleniyor.
|